Dalyan’da Hotel Miço

 

Niçin Dalyan?

80’li yılların sonunda Türkiye’den bir arsa almaya karar verdik. Tam olarak ne alacağımızı ve nereden alacağımızı da aslında bilmiyorduk. Emin olduğumuz tek şey sahil kesiminde olmasiydi. Yani Ege ve Akdeniz sahillerinde. Bunun nedeni ise Mustafa artik soğuk Alman ve Hollanda sahillerinde değil Türkiye sahillerinde sicak denizlere dalmak istemesiydi. Ancak Antalya’yi ve Izmir’i istemiyordu, daha çok doğuya doğru bir yer düşünüyordu.

 

Almanya’dan arkadaşımız olan ve bugün aynı zamanda komşumuz olan aile bize bu küçük balıkcı kasabasını anlattı. Bu balıkcı kasabasında Caretta-Caretta kaplumbağaların yumurta bıraktığını, uzun sahilinin olduğunu, kumunun ince olduğunu, sahilin bir tarafında tuzlu su diğer tarafında da tatlısuyun olduğunu, sahile gitmek için sazlıklar arasından kaya mezarlıklarının önünden geçilerek Iztuzunun bir görüntüsüyapılan tekne gezintisini, su kaplumbağalarını seyretmeyi, çeşitli kuş türlerini görebilmeyi, akşamları dışarda rahatca oturulduğunu, çevrenin sakın ve insanlarının çok iyi olduğunu anlattı. Ayrıca bir de bize uygun bir arsanın da satışta olduğunu ifade etmişti.
yukari
Tüm bu anlatımların sonunda uzun uzadiya düşünmeye gerek duymadik. Ne Dalyan’i taniyorduk ne de satın alacağımız arsanın nerede olduğundan haberdardık. Sadece haritada Dalyan’in yerini gördük ve burasının bizim aradığımız tüm kriterleri oluşturduğu kanısına vardık. Aşağıda gördüğünüz arsamizin ilk resmiydi, yıl 1989/1990.

bizim arsa 1989/1990

1990 yılının yaz ayında arsamızı yakından görmek için Mustafa ile beraber Türkiye’ye geldik. Istanbul’dan yola çikarak tüm sahil şeridini takıp edip Dalyan’a ulaştık. Ulaştık ama bir türlü kendi arsamızın yerini bulamadıkç En sonunda yerli halktan yaptığımız soruşturma sonunda arsamızın yerini bulduk. Uzun arayişimiz aynı zamanda yeni komşularımızla da tanışmamiza vesile oldu. Dalyan’a ilk adımımızı attığımız andan itibaren büyülü havasına kapılmıştık. Yaptığımız tekne turu cidden bize anlatılanlar gibiydi hatta daha da güzel. Kaya mezarlıklarının önünden geçerek sazlıkların arasından süzülen tekne bizi sahile getirmişti yol boyunca da bir kaplumbağa bize eşlik etmişti, tabi sazlıkların içinden gelen kuş seslerini de söylemeyi unutmayalim. Ve gerçekten sahile ulaştığımızda da hem tuzlu suya hem de tatlı suya yüzmeye girebiliyorduk. Her şey anlatıldığı gibiydi ve hatta daha da güzel sürprizler de vardi: Çamur banyosu, şifali su kaynaklari ve göl gibi.
yukari
Kısa süre içinde Dalyan’a aşık olmuştuk. Sonrasında gelen 2-3 yıl arkadaşlarımızı ve ailelerimizi de buraya getirdik. Bu süre içinde Dalyana yerleşme fikrimiz iyice oturdu. Artık kısa bir süre için burada kalmak bize yetmez olmuştu.

Mustafa nisan 1994 insaat basindadir

Uzun süre buna kafa yorduk ve çeşitli beyin fırtınaları gerçekleştirdikten sonra Hotel yapma fikri bize mantıklı geldi. 1993 yılının Ekim ayinda en büyük adımı atmaya cesaret bulduk. Mustafa Türkiye’ye gitti ve formalitelerle uğraşmaya basladı. 18.01.94 tarihinde Hotelin ilk yapı taşını koyduk. Binanın meydana gelmesi Eylül ayına kadar sürdü. Ancak bu ayda Karin ailesi ve arkadaşları ile beraber Hotelin iki bölümünden tamamlanan sağ bölümesinde konaklamaya gelebildi. 1995 yılında ise Hotel Faaliyete geçti.

 

Hotel temmuz 2004

İşte o zamandan beri Nisan ayından Ekim ayına kadar misafirlerimizi Hotel Miço da ağırliyoruz.

 

 

 

 

 

Rüyalarinizi gerçekleştirmek için hizmet sunuyoruz.

 
mustafa ve karin 
yukari
Mustafa ve Karin
 

 

Bizimle birlikte harika bir tatil diliyorsanız,

Hotel Miço'da buluşalım.

Hotel Mico

Hotel Miço

türkiye
Hotel Mico

Hotel Miço